bu aralar...
epeydir, 'bu aralar'.
anlık kayıplar veriyorum bildiklerim arasından. 'DUR' o kadar eylem içindeki an an.. Anlamsızca anlamsızlaşıyor o an, ben ve diğer her şey.
Öğleden sonra DURdum bir an. Çıkmak ve gitmek istedim ekrana bakakalırken. O kadar anlamsızlaştı ki ekranda meşgul olduğum meşguliyetim. Baktım, anlamsız anlamsız. Daha ne kadar tanık olabilirim diye. Ne kadar da anlamsız geldi mesleğimin icra edilme hali yaşadığım ülkemde. Çok anlamsızdı 2010 da açılanlarla birlikte 341 mevcutlu alışveriş merkezleri topluluğunun bilmem kaçında, bir mağazaya dekorasyon projesi yapmak. Onaylamadığın şeyden iş çıkarmaya çalışmak. Yapamadım. Söylemek istedim. Sormak istedim: Beş tanesi karşı karşıya da olsa, hala içinde yer alan o mağazayı koşulsuz sorgusuz yapmayı hep kabul edecek misiniz diye?
Evet, evet! Sen olmazsan başka biri yapar. Duydum hepinizi. Duydum, daha eski zamanda da.
Soramadım. Söyleyemedim de. Ama bir şey bitti bugün bende. Anlamsız hiçe yaklaştı içimde.
İnsanın eğrisi de doğrusu da sistemin ettirdikleriymiş. Ettirgen sistemin, edilgen kayıplarıyız herbirimiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder