haziran sonu...
içimde bir yerlerde garip bir his. haziran sonu gerginliği. bakıyorum sağıma soluma aklıma her geldiğinde, nasıl olacak bu iş diye.
huzur bu. istemediğim düzeni, başka bir şekilde hikayeleştirip kabul edilir, sevilir ve sahiplenebilir kıldığım düzenin huzuru. bana ait bir düzen, benim düzenim, pek bir sevdiğim yaşama alanım, evim. haziran başı ile birlikte yine yalnız kaldığım evim. daha önce de burada yayınladığım, mahremimi paylaşmak zorunluluğunda kaldığım için tedirginliğimi yaşadığım habitatım. bana benzeyen duvarlarım, ruhumun lunaparkı, tinsel varlığım, sığınağım.
terk-i diyar vakti sanki...
ama nasıl?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder